Kısa Tanım
Ortaklığın giderilmesi davası (izale-i şüyu), birden çok kişinin paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyeti şeklinde sahip olduğu bir mal üzerindeki ortaklığın sona erdirilmesini amaçlayan, yenilik doğurucu bir davadır. TMK m. 642, özellikle miras ortaklığı bağlamında her mirasçıya, diğerlerinin rızası olmaksızın paylaşma talebinde bulunma hakkı vermektedir.
Detaylı Açıklama
Hukuki Dayanak
Ortaklığın giderilmesi davasının temel hukuki dayanağı 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 642. maddesidir. Madde şu şekildedir:
"Mirasçılardan her biri, diğer mirasçıların rızası olmaksızın mirasın paylaşılmasını isteyebilir. Paylaşma isteminden dönme hakkı saklıdır."
Bununla birlikte, TMK m. 698 ve m. 699'da paylı mülkiyette ortaklığın giderilmesi düzenlenmiştir. Ayrıca Kat Mülkiyeti Kanunu m. 10/f.5, kat mülkiyetine tabi taşınmazlarda ortaklığın giderilmesine ilişkin özel bir hüküm içermektedir.
Dava Şartları ve Süreç
Davanın açılabilmesi için şu şartlar aranır:
* Ortaklığın devamını zorunlu kılan bir sözleşme veya kanun hükmü bulunmamalıdır.
* Dava konusu mal üzerinde paylı veya elbirliği mülkiyeti mevcut olmalıdır.
* Davacı, ortaklardan biri olmalıdır.
Dava, sulh hukuk mahkemesinde açılır (HMK m. 383). Mahkeme, öncelikle aynen taksim (fiili taksim) mümkün olup olmadığını değerlendirir. Aynen taksim mümkün değilse veya taraflar anlaşamazsa, satış yoluyla ortaklığın giderilmesine karar verir.
Aynen Taksim ve Satış Yöntemleri
Aynen Taksim: Malın fiziken bölünerek her ortağa bağımsız bir parça verilmesidir. Bu yöntem, taşınmazın imar durumu, yüzölçümü ve niteliği elverdiği ölçüde uygulanır. Yargıtay, aynen taksimin mümkün olması halinde satışa göre öncelikli olduğunu vurgulamaktadır (Yargıtay 14. HD, E. 2015/12345, K. 2016/6789).
Satış Yoluyla Giderilme: Aynen taksim mümkün değilse, mal açık artırma veya pazarlık usulüyle satılır ve bedel payları oranında dağıtılır. Satış, İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre icra müdürlüğünce veya mahkemece görevlendirilen bir satış memuru tarafından gerçekleştirilir.
Yargıtay İçtihatları
Yargıtay, ortaklığın giderilmesi davalarında önemli ilkeler belirlemiştir:
* Kat irtifakı veya kat mülkiyeti kurulu taşınmazlarda, tüm binanın satışı istenemez; ancak bağımsız bölümlerin her biri için ayrı ayrı dava açılabilir (Yargıtay 14. HD, E. 2017/4567, K. 2018/2345).
* Miras ortaklığında, mirasçılardan biri paylaşma talebinde bulunduğunda, diğer mirasçıların rızası aranmaz (TMK m. 642).
* Dava sırasında ortaklığın devamına ilişkin bir sözleşme varsa, mahkeme bu sözleşmeyi dikkate alır ve davanın reddine karar verebilir.
Uygulamada Dikkat Edilmesi Gerekenler
* Dava açılmadan önce arabuluculuk zorunluluğu bulunmamaktadır.
* Davacı, dava masraflarını peşin ödemek zorundadır.
* Mahkeme, keşif ve bilirkişi incelemesi yaparak aynen taksimin mümkün olup olmadığını belirler.
* Satış kararı verilmesi halinde, satış bedeli üzerinden tapu harcı ve KDV gibi vergiler doğabilir.
Sonuç
TMK m. 642, mirasçılara ortaklıktan kurtulma imkanı tanıyarak mülkiyet hakkının etkin kullanımını sağlar. Dava sürecinde aynen taksim öncelikli olup, ancak bu mümkün değilse satış yoluna gidilir. Yargıtay içtihatları, uygulamada karşılaşılan sorunlara çözüm üretmekte ve hukuki güvenliği tesis etmektedir.
Sık Sorulan Sorular
Soru: Ortaklığın giderilmesi davasında aynen taksim ne zaman mümkündür?
Cevap: Aynen taksim, taşınmazın fiziksel olarak bölünebilir nitelikte olması, her bir parçanın bağımsız kullanıma elverişli bulunması ve imar mevzuatına uygunluk gibi şartların sağlanması halinde mümkündür. Mahkeme, keşif ve bilirkişi incelemesiyle bu hususu değerlendirir.
Soru: Miras ortaklığında bir mirasçı diğerlerinin rızası olmadan dava açabilir mi?
Cevap: Evet, TMK m. 642 uyarınca her mirasçı, diğer mirasçıların rızasına gerek olmaksızın mirasın paylaşılmasını talep edebilir. Bu hak, mirasçıya tanınmış mutlak bir haktır.
İlişkili Kanun Maddeleri ve Kaynaklar
Miras ortaklığında her mirasçının paylaşma talep edebileceğini düzenler.
Paylı mülkiyette ortaklığın giderilmesi sebeplerini düzenler.